Araştırmacı-yazar Orhan Karaveli, Silivri Belediyesi tarafından düzenlenen 'Silivri Söyleşileri' programları kapsamında ilçeye geldi. Pazar günü, Belediye Sergi ve Fuaye Salonu’nda ‘Doğum yıl dönümünde Nazım Hikmet’i tanımak’ adlı söyleşi yapan Karaveli, Nazım Hikmet ile yaşadıklarını anlattı. Bu arada katılımdaki azlık dikkat çekti. İlgisiz geçen programda boş sandalyeler göze çarptı. Belediye yetkilileri dahi ilgi göstermedi. Sadece CHP'li meclis üyesi İbrahim Çeşmecioğlu temsilen geldi.
Nazım Hikmetle bir anısını anlatan Karaveli, “1960 senesinin Ağustos ayı sonrasındaydı, Moskova’nın o meşhur Sovyet mimarisi dedikleri 7 büyük kulesinden biri olan Ukrayna Oteli’nin 46. Katında hava alanına gitmek üzere bekliyordum. ‘Nazım abim’ ona Moskova’da da böyle hitap ederdim. Biz dedi ‘seni alıp hava alanına götüreceğiz.’ Kendisinin küçük bir arabası vardı ama araba kullanmazdı. Ekber Babayev Azeri kökenli bir Türk Edebiyatçısı aynı zamanda Moskova Üniversitesinde öğretmen olan belki de Sovyetler birliğindeki zorunlu gurbet yıllarında güvendiği tek insan olan Ekber Babayev, Nazım Hikmet’in arabasını kullanırdı” dedi.
Karaveli şu şekilde konuştu;‘HACI BEKİR LOKUMU’“Geldiler odama çıktılar, ayrılırken çok iyi hatırlıyorum çantamda 2 kutu vardı. Bir kutu Hacı Bekir Lokumu, bir de kuruluk Yeni Rakı. Birden aklıma geldi yani öylesine heyecanlı 15 gün geçirmiştim ki Nazım Hikmet’le Moskova’da o kutuların orada olduğunu unutmuşum. Dedim ki, ‘Nazım ben artık gidiyorum, çantamda bir şeyler var sana vermek istiyorum.’ Nazım, ‘Ne vereceksin?’ dedi. Evvela lokumu çıkarttım, bu dedim Hacı Bekir Lokumu. Nazım ‘Biliyorum sen daha dünyada yokken ben Hacı Bekir’i biliyordum’ dedi. Doğru ben o zaman 30 yaşındaydım, 55 sene öncesinden bahsediyorum. Hacı Bekir Lokumu’nu aldı. Ekber Babayev, Nazım Hikmet’e ‘Nazım abi açta bizde yiyelim’ dedi. Nazım ‘Yok bu lokumlar benim’ dedi. Sonrasında bindik arabasına gittik hava alanına. Orada gerçekten bende çok duygulanmıştık. Düşünün 30 yaşında genç, bir gazeteci ama o tarihte de 10 yıllık katkı kıdemi olan bugün 65 yıllık kıdemi olan bir gazeteci hayatı boyunca vatan haini olarak tanıtılan bir insanla karşılaşıyor. 1 haftalık kongre süresinden sonra 1 hafta daha Moskova’da kalarak Nazım Hikmetle arkadaşlık ediyor, onun ne müstesna bir insan olduğunu, ne büyük bir yurt sever olduğunu görüyor ve inanın ayaklarım ters gidiyordu. Ayrılmak istemiyordum. Oda galiba benden ayrılmak istemiyordu. Şunu söyledi ayrılırken, ‘Beni de alıp götüremeyeceğine göre İstanbul’a bari benim selamlarımı götür, benimle ilgilenen, beni seven, beni konuşan, beni anımsayan insanlar olursa onlara benim selamlarımı götür ve deki Moskova’da bir Türk şairi Nazım var. Başı dimdik Türklüğüyle.”
Konuşmaların ardından CHP Silivri Belediyesi Meclis Üyesi İbrahim Çeşmecioğlu, Karaveli’ye plaket takdim etti. Program Karaveli’nin kitaplarını imzalamasıyla son buldu.Batuhan Güçlü
Nazım Hikmetle bir anısını anlatan Karaveli, “1960 senesinin Ağustos ayı sonrasındaydı, Moskova’nın o meşhur Sovyet mimarisi dedikleri 7 büyük kulesinden biri olan Ukrayna Oteli’nin 46. Katında hava alanına gitmek üzere bekliyordum. ‘Nazım abim’ ona Moskova’da da böyle hitap ederdim. Biz dedi ‘seni alıp hava alanına götüreceğiz.’ Kendisinin küçük bir arabası vardı ama araba kullanmazdı. Ekber Babayev Azeri kökenli bir Türk Edebiyatçısı aynı zamanda Moskova Üniversitesinde öğretmen olan belki de Sovyetler birliğindeki zorunlu gurbet yıllarında güvendiği tek insan olan Ekber Babayev, Nazım Hikmet’in arabasını kullanırdı” dedi.
Karaveli şu şekilde konuştu;‘HACI BEKİR LOKUMU’“Geldiler odama çıktılar, ayrılırken çok iyi hatırlıyorum çantamda 2 kutu vardı. Bir kutu Hacı Bekir Lokumu, bir de kuruluk Yeni Rakı. Birden aklıma geldi yani öylesine heyecanlı 15 gün geçirmiştim ki Nazım Hikmet’le Moskova’da o kutuların orada olduğunu unutmuşum. Dedim ki, ‘Nazım ben artık gidiyorum, çantamda bir şeyler var sana vermek istiyorum.’ Nazım, ‘Ne vereceksin?’ dedi. Evvela lokumu çıkarttım, bu dedim Hacı Bekir Lokumu. Nazım ‘Biliyorum sen daha dünyada yokken ben Hacı Bekir’i biliyordum’ dedi. Doğru ben o zaman 30 yaşındaydım, 55 sene öncesinden bahsediyorum. Hacı Bekir Lokumu’nu aldı. Ekber Babayev, Nazım Hikmet’e ‘Nazım abi açta bizde yiyelim’ dedi. Nazım ‘Yok bu lokumlar benim’ dedi. Sonrasında bindik arabasına gittik hava alanına. Orada gerçekten bende çok duygulanmıştık. Düşünün 30 yaşında genç, bir gazeteci ama o tarihte de 10 yıllık katkı kıdemi olan bugün 65 yıllık kıdemi olan bir gazeteci hayatı boyunca vatan haini olarak tanıtılan bir insanla karşılaşıyor. 1 haftalık kongre süresinden sonra 1 hafta daha Moskova’da kalarak Nazım Hikmetle arkadaşlık ediyor, onun ne müstesna bir insan olduğunu, ne büyük bir yurt sever olduğunu görüyor ve inanın ayaklarım ters gidiyordu. Ayrılmak istemiyordum. Oda galiba benden ayrılmak istemiyordu. Şunu söyledi ayrılırken, ‘Beni de alıp götüremeyeceğine göre İstanbul’a bari benim selamlarımı götür, benimle ilgilenen, beni seven, beni konuşan, beni anımsayan insanlar olursa onlara benim selamlarımı götür ve deki Moskova’da bir Türk şairi Nazım var. Başı dimdik Türklüğüyle.”
Konuşmaların ardından CHP Silivri Belediyesi Meclis Üyesi İbrahim Çeşmecioğlu, Karaveli’ye plaket takdim etti. Program Karaveli’nin kitaplarını imzalamasıyla son buldu.Batuhan Güçlü











